Yunus Emre Sözleri

Sabır saadeti ebedi kalır. Sabır kimde ise o nasib alır.

Yalancı dünyaya konup göçenler. Ne söylerler ne bir haber verirler.

Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.

Bir avuç toprak, biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim, işte buyum ben.

Edebim elvermez edepsizlik edene.  Susmak en güzel cevap, edebi elden gidene.

Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kainat dinler.

Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.

Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

Üzenlerin üzüldüğü vakit de gelir.

Durulduğu zamanları olur insanın, yorulduğu zamanlar olduğu gibi, ama ömür götüren kırıldığı zamanlardır.

Ya elim al kaldır beni, ya vaslına erdir beni. Çok ağlattın güldür beni. Gel gör beni aşk neyledi.

Nefistir seni yolda koyan, yolda kalır nefse uyan. Sabır saadeti ebedi kalır sabır kimde ise o nasib alır.

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola agulu asi bal ile yağ ede bir söz.

Eğer, ileride bir gün keşke demek istemiyorsan, 3 şeyi doğru seç! Eşini, işini, arkadaşını.

Bu dünyaya inanma, vefasını bulam sanma. Ömrün veren ziyana, çoğu pişman içinde.

Bölüşerek tok oluruz. Bölünerek yok oluruz.

Akıl bir kişidir, Allah’a bakar.Uyarsan akla uy, ol buhl’ı (cimriliği) yakar.

Akıl, adl (adalet) ıssı (sahibi) bir ulu kişidir. Medet etmek sana onun işidir.

Ben sevdiğimi demez isem, sevmek derdi boğar beni.

Çalab’ın dünyasında Yüz bin dürlü sevgi var;Biri Rahmân-ı Rahîm Biri şeytan-ı racîm.

Kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kağıt iki yüzlü! Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım?

Hoştur bana senden gelen, ya gonca gül, yahut diken. Ya hayattır, yahut kefen. Nârin da hoş, nurun da hoş, kahrın da hoş, lütfun da hoş.

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.

Kırma dostun kalbini; onaracak ustası yok. Soldurma gönül çiçeğini; sulamaya ibrik yok.

Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

Ete kemiğe büründü, yunus deyu görundu.

Eğer bir müminin kalbin kırarsan hakka eylediğin secde değildir.

Aşk aşıkı sır eder, aslanı zencir eder, katı taşı mum eder.

Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen asi yemeğe kim gelir.

Cennet cennet dedikleri, bir kaç köşkle bir kaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.

Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.

Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.

Dünyada dertsiz baş olmaz. Derdi olanın ahı dinmez.

Maharet güzeli görebilmektir,sevmenin sırrına erebiImektir. Cihan, alem herkes bilsin ki şunu; en büyük ibadet sevebilmektir.

Aşık olamayan adem benzer yemişsiz ağaca. Çok mal haramsız, çok söz yalansız olmaz.

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim. Aşkın ile avunurum; bana seni gerek seni.

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.

Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

Çiçeklerle hoş geçin, dalı incitme gönül. Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül. Başın olsada yüksek, gözün enginde gerek. Kibirle yürüyerek; Yolu incitme gönül.

İşitin ey yarenler! Aşk bir güneşe benzer. Aşkı olmayan gönül, misal-i taşa benzer.

Dağa düşer kül eyler, gönüllere yol eyler, sultanları kul eyler, hikmetli nesnedir aşk.

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.

Zehirle pişmiş aşı, kim yemeye gelir.

Seni sigaya çeken bir molla kasım gelir.

Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır.

Elif okuduk ötürü Pazar eyledik götürü. Yaratılmışı hoş gördük Yaratandan ötürü.

Kırk küpü yerden göğe dizseler, ortadan birini çekeler, var sen seyreyle gümbürtüyü.

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönüI yapamazsan, yıkıp viran eyleme.

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.

Olsun be aldırma yaradan yardır sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir sâhı.. Her şeyin bir vakti vardır.

Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?

Miskin Adem oğlanı, nefse zebun olmuştur. Hayvan canavar gibi, otlamağa kalmıştır.

Yunus sözi alimden, zinhar olma zalimden, korkadurın ölümden, cümle doğan ölmüştür.

Mevlana Sözleri

Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.

Yılan sokması seni sadece canından eder. Ama kötü dost hem candan, hem de imandan eder!

İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur.

Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.

Ne zaman gökyüzüne bir nefes, bir dua gönderdin de ardınca ona benzer iyilik görmedin?

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.

Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil!

Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.

Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak.

Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Nefsin ejderhadır öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Kalbimi ve ruhumu vermenin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim, kendine bak beni hatırla.

Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.

Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne üzül.

Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır.

Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir.

Beni çok özle, bir daha bu kadar sevmeyecekler seni. Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Gülü gülene ver, kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir, kıymet bilene ver.

Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atana kadardır.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Kalp denizdir, dil de kıyı. Deniz de ne varsa kıyıya o vurur.

Fakat harap olmaktan niye gamlanayım? Harabenin altında padişah hazinesi var.

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.

Yaşadığın dünyaya bak; yüce tanrı, hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin?

Ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen kişi! Az konuş, hatta sus! Sus da orucu anlayanlar, oruçtan söz etsinler.

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.

Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?

Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.

Yok, dünyada hicrandan daha acı ne istiyorsan et de onu etme.

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.

Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.

Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.

Kır oğul zinciri hür gez, hür konuş, yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Kusur arıyorsan, tüm aynalar senin.

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.

Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

Çektirilen acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına düşer.

Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.

Sen Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin?

Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak, sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.

Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol.

Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir.

Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki senin kapın var.

Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.

Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin.

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ay da ara! Gözlerindeki perdeyi arala!

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten.

Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı.

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.

Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.

Kim, ne olursa olsun, sevgili bizim olsun tek, canı, canımız olsun.

Kötülük yaptın mı kork! Çünkü o bir tohumdur. Allah yeşertir, karşına çıkarır.

İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.

Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

Harf’ler yetmedi anlaşılmama, bari hâl’den anla.

Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.

Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.

Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.

Bilmez misin ki cevap vermemek de cevaptır.

Gönül, gönül verilerek alınır.

Güzel Sözler

Mutluluk bir yüz olsa senin yüzün olur, sevinç bir el olsa senin ellerin olur, huzur bir göz olsa senin gözlerin olur. Sonsuzluk bir insan olsa sen olursun sevgilim.

 

Sen benim her şeyim, dünüm, bugünüm ve geleceğim. Tüm hayallerime ulaşmam için senin ellerine ihtiyacım var. Elimi sımsıkı tut ve bu yolları son nefesimize kadar birlikte aşalım.

 

Kocaman gülümsüyorum dünyaya, arkasında sen varsın gülücüklerimin.

 

Varsın diye cümlelerim aşk dolu, varsın diye günaydınlarım şenlikli ve varsın diye düşüncelerim gökkuşağı barındırıyor.

 

O kadar güzel gülüyordu ki, sevmesem ziyan olacaktı.

 

Hayallerimize tutunsak mesela, yarın sabah gidip nikâh kıysak, ilerleyen zamanlarda burnu sana benzeyen, çenesinin kıvrımını benden alan bir çocuğumuz olsa, sevgisini senden, affetmeyi benden öğrense, bilgiyi senden doğruyu benden alsa hiç fena olmazdı. Çok bir şey istemiyorum sana benzesin yeter, gerisi teferruat.

 

Zaman geçer aşk buralara da uğrar elbet. Kapım sevgin için sonuna kadar açık, kalbim emrine amade. Seni bir ömür seviyor olacağım.

 

Sana kendimi anlatmak istesem seni tenha da bulamam. Seni tenhada bulsam ben kendimi bulamam.

 

 

Saç diplerimden tırnak uçlarıma kadar kırgınım sana.

 

Eğer aşk yalansa acısı neden bu kadar gerçek.

 

Saçının bir teline dünyalar feda olsun kalbin hep benimle dolu olsun.

 

Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.

 

Gelse affetmem diyorsun ama adını duyunca gözlerin doluyor be oğlum.

 

Kırdıysa sessiz kal sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa onsuz kal.

 

Hiç bir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

 

Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten.

 

Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu şeytan doldurur.

 

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.

 

Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı dimi.

 

Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın.

 

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan,

yalnızca hayatı seyredersin.

 

Mükеmmеl kişiyi aramaktan vazgеç. Tеk ihtiyacın olan sana sahip olduğu için şanslı olduğunu düşünеn biridir.

 

Bazı insanlar yağmuru hissеdеr, bazıları isе sadеcе ıslanır.

 

Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.

 

Hiç bir canın acısı, sеnin acından az dеğildir.

 

Üstada sorarlar sеvgi mi nеfrеt mi diyе, “nеfrеt” diyе cеvap vеrir vе еklеr; çünkü onun sahtеsi olmaz.

 

Yanlış bildiğin yolda; hеrkеslе yürüyеcеğinе, doğru bildiğin yolda; tеk başına yürü.

 

Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç.